Sağlıklı beslenme için sağlıklı tarım

Organik tarım, çevreyle ilgili sistemde yapılan hatalar sonucu doğal dengeyi yeniden eskiye çevirmeye yarayan bir uygulamadır. Yani insanlara-çevreye dost üretim sistemi barındıran, kimyasal maddelerin kullanımını tamamen ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen bir üretim şeklidir.

Bütün dünyada giderek bir endüstriye dönüşen tarım; kimyasal gübreler, sentetik tarım ilaçları, ağır makine kullanımı gibi uygulamalarla toprağın ve suyun kirlenmesine sebep oluyor. Aynı zamanda insan sağlığında geri dönülmez bir şekilde bozulmalara ve doğada tahribata yol açıyor.

Bu durumda, ‘sağlıklı beslenme için sağlıklı besin’ çağımızın en önemli ihtiyacı olarak görülüyor. Bu ihtiyacın karşılanması için de tüm dünyada organik tarım öne çıkıyor.

Organik tarım, çevreyle ilgili sistemde yapılan hatalar sonucu doğal dengeyi yeniden eskiye çevirmeye yarayan bir uygulamadır. Yani insanlara-çevreye dost üretim sistemi barındıran, kimyasal maddelerin kullanımını tamamen ortadan kaldırmak amacıyla geliştirilen bir üretim şeklidir. Organik tarımda amaçlanan bitkilerin gücünü arttırmak, toprağı tehlikeli maddelerden korumak ve daha kullanışlı hale getirmektir.

Organik tarımın faydaları nelerdir?

Hepimizin dilinde bir organik tarım türküsüdür gidiyor. Kimimiz gerçekten faydalarını bilip olaya bilinçli yaklaşırken, kimimiz sadece sosyal çevrenin etkisi ve gelişmelere uyum sağlamak amacıyla organik ürünler tüketmeye başlıyor. Fakat genelleyecek olursak, birçoğumuz aslında bu uygulamanın tam olarak ne olduğunu ve bize ne gibi faydalar sağladığını bilmiyoruz.

Marketlerde ayrı raflarda ve diğer ürünlere kıyasla oldukça yüksek fiyatlarla satılan organik ürünlerin faydalarını gelin birlikte öğrenelim. Eminiz ki sağladığı faydaların sadece insanlarla sınırlı kalmadığını, doğaya, toprağa, atmosfere ve birçok canlıya yararlı olduğunu öğrendikten sonra konuya daha özenle yaklaşacaksınız.

- Organik ürünlerin tadı normal tarımla yetiştirilen ürünlere göre fark edilir derecede güzeldir. İyi korunmuş toprak sağlıklı ürünler verdiğinden daha lezzetli olurlar.

- Organik ürünlerin sertifikalı olmaları ürünlerin garantili olduğu anlamına gelir.

- Sağlık problemlerini azaltır. Yapılan birçok bilimsel araştırmada kullanılan kimyasalların insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkisi olduğu kanıtlanmıştır.

- İnsan sağlığı kadar toprağı da korur. Uygun toprak işleme metotları ile toprak korunmuş olur ve kimyasal maddeler yerine doğal maddeler kullanılarak toprak verimliliği artırılır.

- Su kaynaklarını korur. Tüm canlılar için hayati önem taşıyan su kaynaklarını korumak organik tarımın en önemli ilkelerinden biridir.

- Kırsal nüfusu korur ve iş olanağı sağlar. Organik ürün yetiştiren çiftçiler sağlıklı ürünler yetiştirerek bizlere ulaştırır.

- Yok olmakta olan birçok tohumu koruyarak onları çoğaltmak için çalışır.

- Organik tarımda insan ve çevre sağlığının yanı sıra hayvan sağlığına da önem verilmektedir.

- Sağlıklı beslenebilmek için öncelikle yediğimiz gıdaları yetiştirdiğimiz toprağın da sağlıklı olması gerekmektedir. Bunun için de toprağa kimyasal yöntemlerle müdahale etmek yerine doğal yollardan takviye yapılmalıdır. Dolayısıyla organik tarım sağlıklı toprak oluşumunu sağlar.

- Faydaları sadece insanlarla sınırlı kalmayan organik tarımda kuşlar böcekler ve çeşitli hayvanlar da nasibini almaktadır. Doğal tarımın yapıldığı alanda beslenen kuşlar ve diğer canlılar haliyle daha sağlıklı olacaklardır. Yine buralardan toplanan otlarla beslenen çiftlik hayvanları da daha sağlıklı olacaktır.

- Bu ürünlerde yapay yani kimyasal yöntemler kullanılamayacağı için tamamen genetiği değiştirilmemiş, yani GDO’suz gıdalar tüketmiş oluyorsunuz.

- Kökleri daha sağlam ve sağlıklı olan ürün, tarım zararlıları ve hastalıklarla daha kuvvetli bir şekilde mücadele etmektedir. Bu sayede yabani otlar, zararlı böcekler ve haşereler daha az meydana gelir. Kısaca bu ürünlerin savunma mekanizmaları çok daha kuvvetlidir diyebiliriz.

- Toprağın gelecek nesillere daha verimli kalmasını sağlar. Hepimiz hem su kaynaklarını hem toprağı hem de dünya üzerindeki kullanılabilir her şeyi hesapsızca tüketiyoruz. Birçoğumuz yarınımızı ve çocuklarımızın geleceğini düşünmüyoruz. İşte organik tarım bu noktada toprağı daha verimli kullanarak, gelecek nesillerin de sağlıklı ürünler yetiştirmesine imkân sağlıyor.

Bir konuya da değinmeden edemeyeceğim, kış aylarında tezgâhlarda ve raflarda satışta olan yaz meyve ve sebzeleri ile ilgili uyarıyorum.

Lütfen kasım ve nisan ayları arasında salatalık, domates, patlıcan, biber, şeftali, karpuz, erik, muz gibi yaz SEBZE ve MEYVELERİNİ yemeyi tercih etmeyiniz. Çünkü bu tarihler arasında satın alacağınız bu gıdaların hiçbiri doğal ortamlarda, tarlalarda, güneş ışığında ve doğal gübrelerle yetiştirilmiyorlar.

Ya nasıl yetiştiriliyorlar? Naylon örtü ve benzeri kaplamaların altındaki seralarda, sıcak ortam sağlamak için yaratılan kapalı ortamlarda, büyümesi için aşırı miktarda kullanılabilen hormonlarla, böceklerden korunmak için aşırı miktarda kullanılabilen tarım ilaçlarıyla yetiştiriliyorlar. Çabuk bozulmasın, raftaki ömrü uzun olsun diye de erkenden toplanıp sandıklanıyor ve size sunuluyor. Vitamin ve mineralleri de eksilebiliyor.

Tüm bu doğal olmayan koşullarda yetişen sebze ve meyveler kanser riskini % 70 artırmaktadır. İşin en acı tarafı hamile bir anne doğal ve organik olmayan, sera ürünü bu meyve ve sebzeleri yediği takdirde aldığı bu hormonlar ve tarım ilaçları doğrudan anne karnındaki bebeğine de geçmektedir. Yine emziren annelerden, anne sütü ile bu tarım ilaçlarının bebeğine geçtiği birçok bilimsel araştırmada gösterilmiştir.

Hem kanserojen hem de pahalı olan bu meyve ve sebzeler yerine kışın yetişen ve vitamin, minerallerden zengin olan ıspanak, pırasa, karnabahar, yerelması, elma, portakal, mandalina gibi kış sebze ve meyveleri tercih ediniz. Bu şekilde hem sağlıklı olursunuz hem de kanserden korunursunuz.

Bazı sebzelerin tüketilmemesi gereken zaman aralıkları:

- Domates: 15 Ekim - 10 Kasım / 10 Nisan - 5 Mayıs

- Patlıcan: 15 Kasım - 15 Mayıs

- Kabak: 1 Kasım - 15 Mayıs

Ayrıca meyve ve sebzeler bazı alışılmayan özellikleriyle de size hormon kullanılıp kullanılmadığını belli eder.

Eğer bu maddelerde yazılanları meyve ve sebzelerde fark ettiyseniz, bu ürünlerin hormonlu olduğu anlamına gelir:

- Domates çekirdeksiz, içi çok sulu ve boş olursa

- Kabağın şekli bozuk ve çekirdeksiz olursa

- Patlıcanın içi süngerimsi ve çekirdeksiz olursa

- Biber aşırı büyük ve etli, çekirdek evi boş, etli kısmı sert olursa

- Patates şekilsiz ve yumruları yapışık, içi kara olursa

- Karpuzun çekirdek yerleri boş olursa