Qamişlo'da yaşananlar ve öncesi

Bölge halkları için artık katlanılmaz boyuta gelen bu saldırılar karşısında İç Güvenlik Güçleri, çetelerin varlığına son verme hamlesi başlattı ve gerçekleştirilen operasyonlarla Qamişlo’daki çetelerin etkisi büyük oranda kırıldı.

Suriye iç savaşının içinden, kimliksiz-vatansız ve inkâr-imha süreçlerinden geçmiş bir halk olarak demokratik bir devrim yaratarak çıkan Kürt halkının üzerindeki soykırım tehditleri devam ediyor. Yapılan saldırılar ile halkların kardeşliği ve birlikte yaşama paradigması hedef alınıyor. Uluslararası güçlerin ve bölge sömürgeciliğinin paylaşım alanına dönüşen Suriye, her yandan saldırıya uğruyor ve ülkeden fayda sağlamaya çalışan kuvvetler satranç oynar gibi halklar üzerinde kirli politikalarını sürdürüyor.

ABD, Rusya, Türkiye ve İran başta olmak üzere bütün emperyalist ve sömürgeci ülkeler Suriye topraklarını kana ve gözyaşına bulamakta hiçbir sakınca görmüyor. Esad Rejimi ise ülkedeki, başta yüzyılların ezilmişliğini üzerinden atarak bir vatan kurmaya çalışan Kürt halkı olmak üzere, halkların demokratik ve federatif bir ülke yaratarak bütün bu yağma, talan sistemine son verme politikasını desteklemek yerine daha fazla tekçi, inkârcı ve imha siyasetini sürdürüyor. Büyük bedellerle kurulan Rojava Devrimi; Kürt, Arap, Süryani, Ermeni ve Türkmen halklarının ortak yönettiği, birlikte yaşadığı ve tüm Suriye’yi kapsayan siyasi ve kültürel bir seçenek sunuyor. Ancak Suriye sahasından pay kapmak isteyen emperyalist devletler ve bölge sömürgeci ülkeleri bunu engellemek üzere her türlü kirli ilişkilere ve savaşa yatırım yapıyor. DAİŞ vahşeti karşısında dünyanın hayranlıkla izlediği bir direniş gösterip vahşet örgütünün sonunu getiren Kürt halkıyla taktiksel de olsa ittifak yaptıkları halde devletlerarası çıkarlar söz konusu olduğunda bir çırpıda aslına dönüyorlar.

BAAS rejimi çetelerle kol kola

BAAS’çı Esad Rejimi de aynı taktikle ilerliyor. Yenemediği bir güç olan Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ve Suriye Demokratik Meclisi (MSD) ile hem diplomatik alanda hem de askeri alanda yer yer görüşmeler yapıp zaman kazanmak istiyor. Zaman zaman ise bizzat askeri savaş taktiklerini devreye sokuyor. Ancak rejim, bunların yanında ve belki de daha çok kirli ilişkilerini kullanarak çeteler eliyle kazanım elde etmeye çalışıyor. Bu yöntemlerin başında da İran destekli Difaa El Weteni denilen çete örgütlenmesinin faaliyetleri geliyor. Difaa El Weteni, Özerk Yönetim bölgesinde özellikle Qamişlo ve Heseke kentlerinde rejimin elinde bulunan mahallelerde örgütleniyor. Çeteler kentin resmi ve meşru iç savunma gücü olan Asayiş’e, diğer askeri noktalara ve halka yönelik saldırılar gerçekleştirip korku ve panik yaratarak Özerk Yönetim’i istikrarsızlaştırmaya çalışıyor. Son günlerde yaşanan saldırı ve çatışmalar da bu çerçevede gerçekleşti. İran destekli BAAS rejimi bünyesinde örgütlenen bu çete grubunun tarihine bakmakta fayda var.  

Muhaberat bağlantılı Difaa El Weteni örgütü

Suriye iç savaşının başlamasıyla birlikte Suriye İstihbaratı Muhaberat tarafından faaliyetleri artırılan Difaa El Weteni isimli yapının örgütlendirilme tarihi biraz eski. 2009 yılının sonlarına doğru Muhaberat tarafından bazı isimler, milis örgütlenmeleri ve kontr-gerilla eğitimleri için İran’a gönderildi. İran’da İtlaat tarafından eğitimden geçirilen bu kişiler sivil istihbarat eğitimlerinden geçirildiler. 2011 yılında Suriye’de Cuma Öfkesi eylemlerinin başlamasıyla bu kişiler daha çok eylemcilerin içerisine girerek, provokasyon zemini oluşturma ve eylemlere katılan kişileri istihbarata rapor etme gibi çalışmalarda kullanıldılar.

Mart 2012 ve Nisan 2013 tarihlerinde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından tutsaklar için iki kez af çıkarılmıştı. Af kapsamında hırsızlık, gasp, tecavüz, organize suç gibi adli suça karışmış birçok tutuklu hapishanelerden serbest bırakıldı. Bu af kapsamında salıverilecek kişilerle ‘Difaa El Weteni’ milislerine katılma sözleşmesi imzalandı. Sözleşmeye imza atan ağır suçlular salıverildi. Bırakılanlar arasında bulunan Ebdulqadir Hemo, zamanla terfi ederek Difaa El Weteni milislerinin Cizre Komutanı olarak görevlendirildi.

İran Devrim Muhafızları’na bağlı ve Kasım Süleymani komutanlığındaki Kudüs Gücü ile Hizbullah’a yakın çalışmaya başlayan Difaa El Weteni, Suriye’nin birçok kentinde hızla örgütlendi. Örgütün; 2012, 2013 ve 2014 yıllarında Humus, Hama, Dera, Lazkiye, Şam ve Halep gibi vilayetlerde cinayet, işkence, insan kaçırma, tecavüz, fidye ve talan gibi savaş suçları iyice arttı.

Difaa El Weteni’nin etkisi kırıldı

Özerk Yönetim’in bölgelerindeki Qamişlo ve Heseke’de bulunan bu çete mensupları hem kontrol altında tuttukları mahallelerde hem de özgür mahallelerde rejim adına askeri güçlere ve halka dönük saldırılar gerçekleştirdi. Bölge halkları için artık katlanılmaz boyuta gelen bu saldırılar karşısında İç Güvenlik Güçleri, çetelerin varlığına son verme hamlesi başlattı ve gerçekleştirilen operasyonlarla Qamişlo’daki çetelerin etkisi büyük oranda kırıldı. Eskiden çetelerin elinde bulunan ancak bu son hamleyle özgürleştirilen bölgede halkın güvenliğini sağlayan ve yeniden yaşamı kurmalarına yardımcı olan Özerk Yönetim ve bağlı güçler, ateşkes yaparak ve uzlaşma yoluyla çetelerin bölgeden çekilmesini sağlamak istiyor. Böylelikle hem daha fazla kan dökülmeyecek hem de daha huzurlu bir ortam yaratma imkânı olacaktır. Önümüzdeki günlerde bu sonuçları birlikte göreceğiz. Rojava Devrimi bölgedeki tüm halkların bir arada kardeşçe ve özgürce yaşamını kurmaya devam edecek, ta ki Suriye topraklarında demokratik özgür bir sistem kuruluncaya kadar. Bütün Suriye için örnek teşkil eden Özerk Yönetim statü kazanıp uluslararası alanda tanınmalıdır. Böylelikle devrim, dünya ezilen emekçi halklarının umudu olmaya daha fazla devam edecektir.

Öne çıkan haberler!