“İsveç’te ‘terör yasaları’ bir yıldır Kürtlere uygulanıyor”

İsveç’in Avrupa ülkeleri arasında IŞİD’e katılımların en fazla olduğu ülkelerin başında yer aldığını söyleyen gazeteci Kurdo Baksi, bir yıldır yürürlükte olan ‘yeni terör yasaları’nın ise IŞİD üyelerine değil, Kürtlere uygulandığını belirtiyor.

Ahmet Tirej KAYA

Gazete İsveç - İsveç’te geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren ‘yeni terör yasaları’nın IŞİD üyelerine yönelik çıkarıldığının söylenmesine rağmen bugüne dek hiçbir IŞİD üyesinin yasalara muhalefetten yargılanmadığını belirten gazeteci Kurdo Baksi, yasaların Kürt mültecilere uygulanmaya başladığını ifade ediyor.

İsveç’teki ‘yeni terör yasaları’nın bir yılını, hükümetin göçmen politikalarını ve HDP’nin kapatılma tartışmalarını Olof Palme ödülü sahibi-gazeteci Kurdo Baksi’yle konuştuk.

İsveç’te, 2020 yılının Mart ayında yoğun tartışmalar eşliğinde yürürlüğe giren ‘yeni terör yasaları’nın üzerinden bir yıl geçti. Söz konusu yasaların amacını ve bu bir yıllık süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

‘Yeni terör yasaları’nın DAİŞ’e katılımları durdurmak ve DAİŞ saflarında yer alanları yargı karşısına çıkarma amacıyla yürürlüğe konulduğu iddia edildi. Oysa yasalar geriye doğru işlemediği için bugüne dek tek bir DAİŞ mensubu bile bu yasalara muhalefetten yargı karşısına çıkarılmadı. Geçtiğimiz günlerde DAİŞ saflarında 7 yıl yer alan Pakistan doğumlu 30 yaşındaki bir kadın söz konusu yasalara muhalefet suçundan değil, 2 yaşındaki çocuğunu babasının izni olmadan yurt dışına çıkardığı için 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İsveç Avrupa ülkeleri arasında DAİŞ’e katılımların en fazla olduğu ülkelerin başında yer alıyor. Suriye ve Irak'ta DAİŞ saflarında çatışanların 299 kişiden bir kısmı yaşamını yitirdi. Yarısı da geri dönüş yaptı ama bugüne dek yeni çıkan yasalara muhalefetten hiç kimse yargılanmadı.

“TERÖR YASALARI KÜRTLERE UYGULANIYOR”

Buna karşın yasaların yürürlüğe girmesinden beri İsveç Polisi, Göçmen Dairesi ve Göçmen Mahkemesi’nin Kürtlere yönelik tutumlarında belirgin bir sertleşme olduğu görülüyor. İsveç’te kaç yıldır yaşayan Belçika vatandaşı ve iki çocuk annesi Zozan Büyük şu anda hiçbir belge olmadan “İsveç için bir güvenlik tehdidi” gösterildi. Durumu ne olacak belli değil.

Onlarca Kürt sığınmacı hakkında terör örgütü ile ilişkileri olduğu suçlamasıyla sınır dışı kararı verildi. Vatandaşlığa geçmeleri ve oturma izni olanların işe girmeleri engellendi. Yasa tartışılırken Sol Parti yasanın Kürtler ve ulusal kurtuluş mücadelesi veren örgütlere uygulanabileceği uyarısında bulunmuştu. Ne yazık ki Kürt örgütleri bu uyarıları dikkate almadı ve yasanın DAİŞ üyelerine karşı çıkarıldığını sandı.

DAİŞ'e karşı çıkarıldığı söylenen yeni terör yasaları ne yazık ki Kürtlere uygulanmaya başlandı.

“MİT VE İSVEÇ İSTİHBARATI İŞBİRLİĞİ YAPIYOR”

Siyasi nedenlerle İsveç’e iltica eden birçok Kürt mültecinin sınır dışı edildiğini, süreçlerinin uzatıldığını ve başka baskılara maruz kaldığını görüyoruz. Türkiye ve İsveç arasında belli anlaşmaların olduğu da iddia ediliyor. Sizce bu politikaların nedeni nedir?

Sadece Kürt mültecilerin iltica talepleri reddedilmiyor. Türkiye'den gelen sol örgütlerin üye ve sempatizanlarının da iltica başvuruları reddediliyor. MİT ile İsveç Güvenlik Polisi'nin (SÄPO) işbirliği yaptığı bir sır değil. Ama son dönemlerde bu işbirliğinin ilerletildiğini gösteren belirtiler var. İsveç'in Türkiye politikası tutarlı değil. Bir yandan hükümet ve siyasi partilerin tamamı Kürtlerin mücadelesini desteklediğini söylüyor. Parlamentoya soru önergeleri veriyor. İsveç Hükümeti Türkiye'de gerçekleşen insan hakları ihlallerine karşı çıkıyor. Rojava'da YPG/YPJ'yi açıkça destekliyor. Ama İsveç Polisi, YPG saflarında savaşanları İsveç'in güvenliğine yönelik bir tehdit olarak görerek sınır dışı etmek istiyor.

İsveç bu çifte standarda, Kürt ve Türkiye’den gelen devrimcileri sınır dışı etme uygulamasına son vermeli.

“PARTİ KAPATMALAR İSVEÇ’TE SEMPATİZAN BULAMADI”

Türkiye’de HDP’ye yönelik baskılar partinin kapatılması istemiyle dava açılmasına kadar vardı. İsveç’te medya ve siyaset Türkiye’deki bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyor?

Ben medyada uzun süre görev alan bir gazeteci olarak HDP'nin kapatılma girişiminin İsveç medyası ve parlamentosunda büyük bir direnişle karşılaşacağını düşünüyorum. Parti kapatmalar hiç bir zaman İskandinavya’da tek bir sempatizan bulamadı. İsveç te zaten herkes Erdoğan’ı diktatör görüyor ve parti kapatanların diktatör olduklarını söylüyor.