İsveçli Feministlerden Türkiye’deki kadınlara: Bir arada durmak zorundayız

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılması kararına tepki gösteren İsveçli Feministler Türkiye’deki kadınlara, “Arkanızdayız! Biz kadınlar tam da şimdi bir arada durmak zorundayız!” mesajını gönderdi.

Filiz Kaya

Gazete İsveç - İsveç’te 100 kadın kuruluşunun çatı örgütü ROKS (İsveç Kadın ve Genç Kızlar Yardım Kuruluşları Federasyonu), Kadın Kadına ve gazetemize demeç veren Gizli Kadınlar yaptıkları açıklamalarda İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yaparken Türkiye’nin kararını büyük bir üzüntü ve endişeyle karşıladıklarını belirtiyor.

İsveçli Feministler gazetemiz aracılığıyla Türkiye’deki kadınlara, “Arkanızdayız! Biz kadınlar tam da şimdi bir arada durmak zorundayız!” mesajını gönderdi.

’TÜRKİYE’DEKİ BÜTÜN KADIN KURULUŞLARINI DAHA YAKIN İŞBİRLİĞİNE DAVET EDİYORUZ’

ROKS’un kendi sitesinden yapılan açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nin, erkeklerin kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetiyle mücadelede Avrupa’nın en önemli yasal araçlarından biri olduğu belirtiliyor. Açıklamada, kadına yönelik erkek şiddetini önlemeye yönelik çalışmalara Avrupa genelinde ve İsveç’te de büyük bir muhalefet olduğu, İstanbul Sözleşmesi’nin bu muhalefet tarafından da büyük bir sorun olarak görüldüğü ifade ediliyor.

Açıklama, “ROKS, Türkiye’deki bütün kadın kuruluşlarını güçlerimizi şu anda karşı karşıya olduğunuz muhalefete karşı birlikte savaşmak için kullanabileceğimiz daha da yakın işbirliğine, Avrupa'daki kadın kuruluşlarının on yıllardır yerleşik kılmaya çalıştığı İstanbul Sözleşmesi’ne muhalefeti de içeren, erkeklerin kadına yönelik şiddetini durdurmak için Avrupa'nın her yanındaki kadın kuruluşlarını daha açık bir işbirliğine davet ediyor” cümleleriyle sonlandırıyor.

“DAHA FAZLA ÜLKENİN SÖZLEŞME’DEN ÇIKMASININ YOLU AÇILDI”

20 ülkede kadın hakları mücadelesi yürüten ve dünyada 100’ün üzerinde kadın örgütü tarafından desteklenen Kadın Kadına da konuya ilişkin bir açıklama yaptı. Türkiye’de kadına yönelik şiddetin zaten yüksek seviyede olduğu belirtilen açıklamada, sözleşmede yer alan ‘cinsiyet’ tanımı üzerinden bir muhalefet geliştiği ve yine sözleşmede yer alan ifadelerin ülkenin kültürü ve aile değerleri aleyhine olmasının da Türkiye’nin resmi gerekçelerinden biri olduğu ifade edildi.

Türkiye’deki kadın protestolarının uluslararası alanda da desteklenmesiyle başarıya ulaşabileceğine dikkat çekilen açıklamada, sözleşmeyi imzalayan birçok ülkenin dini, muhafazakâr ve bazen milliyetçi gruplardan oluşan cinsiyet karşıtı hareketin baskısı nedeniyle tutumlarını değiştirdiği belirtildi. Bu grupların siyaset üzerindeki etkisinin sadece Avrupa’da değil; Trump, Putin, Erdoğan ve Bolsonaro liderliğinde küresel olarak da etkili olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Bu adımı ilk atan Türkiye ve Erdoğan oldu. Bunu yapmak, sözleşmeyle ilgili şüphelerini daha önce dile getiren ülkeler için daha kolay olacaktır” denilerek önümüzdeki günlerde daha fazla ülkenin sözleşmeden ayrılması riskiyle karşı karşıya olunduğu vurgulandı.

“TAM DA ŞİMDİ BİR ARADA DURMAK ZORUNDAYIZ!”

Gizli Kadınlar adlı oluşum da Gazete İsveç’in konuyla ilgili sorularını yanıtladı.

Gizli Kadınlar, “Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılması kararı hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusuna verdikleri cevapta, süreci endişeyle takip ettiklerini ifade ederek, “Kadınların üzerinde estirilen rüzgârlar ve yaşam haklarının şiddetle baltalanması korkunç” dedi. Gizli Kadınlar, bu kararın Türkiye’deki kadınlara karşı direk bir darbe olduğunu belirterek “İstanbul Sözleşmesi biz kadınlar için son derece önemlidir çünkü kadın ve vatandaş olarak haklarımızı talep edebilmek için yasal dayanağımızdır” ifadeleriyle İstanbul Sözleşmesi’nin öneminin altını çizdi. Gizli Kadınlar ayrıca, Türkiye’deki kadınlara da şu mesajı gönderdi:  “Arkanızdayız! Biz kadınlar tam da şimdi bir arada durmak zorundayız!”

Başlarken: Neden İstanbul Sözleşmesi? (1)

Kadın raporu: İsveç 16 kategorinin 13'ünde başarısız