İsveç’te sarılan çiftleri betimleyen altın figürler bulundu

İsveç’in Aska adlı arkeolojik alanında keşfedilen altın figürlerin yaklaşık 1.300 yıl öncesine ait olduğu ve birbirine sarılan çiftleri betimlediği ifade ediliyor.

Gazete İsveç - İsveç’te arkeologlar insan yapımı bir platform höyüğünün büyük salonunun kalıntıları arasında altın varaktan yapılmış üzerinde birbirini kucaklayan çiftlerin gravürleri olan iki düzineye yakın figür keşfetti.

Arkeofili’de yer alan habere göre, yaklaşık 1.300 yıl önceye tarihlenen figürleri inceleyen araştırmacılar, daha fazla bilgi elde edebilmek adına, kırılmış figürlerin parçalarını bir araya getirmeye çalışıyorlar.

“22 ADET FİGÜR OLABİLİR”

Polonya’daki Lodz Üniversitesi’nde arkeoloji profesörü olan Martin Rundkvist, “Elimizde, altın varaktan yapılmış 22 adet figür olduğunu tahmin ediyoruz. Tam sayılarını bilmiyoruz çünkü figürlerin çoğu parçalarına ayrılmış ve hangi parçaların bir araya gelmesi gerektiğinden emin değiliz.” İfadeleri kullandı.

Kırılmış olmalarına rağmen parçaların kendine göre bir düzeni var.

Rundkvist’in anlattığına göre parçaların birçoğu, bulunduğunda, olabildiğince düzenli bir şekilde katlanmıştı; daha sonra ise Eddie Herlin adındaki bir kuyumcu, katlanmış parçaları arkeologlar için dikkatli bir şekilde açmıştı. Keşfe dair raporda yer alan bir fotoğraf; figürlerden birinin köşelerinin, figürün orta kısmına doğru katlandığını gösteriyor. Katlanan altın figürleri açma görevi; Herlin gibi, figürleri onlara zarar vermeden açabilecek uzmanların desteğini gerektiriyordu. Ekip parçaları açtıktan sonra, altın figürlerin hepsinin üzerinde birbirine sarılan çiftlere ait tasvirler olduğu açığa çıktı.

FİGÜRLERDEKİ ÇİFTLER KİM?

Birbirine sarılan çiftlerin kim oldukları konusunda henüz bir bilgiye erişilemediği aktarılırken, Rundkvist, “İsveç’teki diğer arkeolojik alanlarda da altın varaktan yapılmış figürler bulunmuş olsa da bunlara ait yazılı kayıtlar günümüze ulaşmamış.” ifadelerini kullanıyor.

“Yalnızca bir alanda bile birbirinden farklı birçok figür bulabiliyoruz; bu durum bize, bu figürlerin bu alanlara gelen ziyaretçiler tarafından hediye olarak getirildiğini gösteriyor. Figürler genellikle büyük ziyafet salonlarındaki direk çukurlarının içinde veya etrafında bulunuyorlar. Bundan şu çıkarımı yapıyoruz: Bu figürler muhtemelen çatıyı destekleyen ve kralın yüksek tahtını sabitleyen direklere yapıştırılıyorlardı.”

İhtimallerden birinde, birbirine sarılan çiftlerin tanrılar ve tanrıçalar olduğu düşünülüyor. Rundkvist, “O dönemdeki kralların, kutsal bir soydan geldiklerini iddia ettiklerini biliyoruz. Fakat figürler, evlenmek üzere olan prensler ve prensesleri de tasvir ediyor olabilir.” diyor.

“SALON MS 650 İLE 680 YILLARI ARASINDA İNŞA EDİLMİŞ”

Arkeologlar, gravürlü altın figürlere ek olarak, siparal desenlere sahip üç demir kolye ile balina kemiğinden yapılmış iki oyun parçası da buldular. Radyokarbon tarihleme, salon ile platformun MS 650 ila 680 yılları arasında inşa edildiğini gösterdi. Arkeolojik çalışmalar, salonun en nihayetinde düzenli bir şekilde parçalara ayrıldığını ortaya çıkardı; radyokarbon tarihlemeye göre bu olay MS 940 yılında gerçekleşmiş olabilir. Bu olayı şiddetli bir yıkımın gerçekleştirildiğine dair hiçbir iz bulunamadı; dolayısıyla alan, muhtemelen onu kullananlar tarafından dağıtılmıştı.

Öne çıkan haberler!