Şebnem Korur Fincancı: Biz hiç 'kapanma' demedik

Tam kapanma kararını yorumlayan Şebnem Korur Fincancı, “Biz zaten hiç kapanma demedik. Biz tam tersine açık alanlara çıkın dedik. Siz açık alanda hareket edin dedik. Çünkü bu salgında ölüme götüren en önemli risk faktörlerinden birisi de obezite” şeklinde konuştu.

Gazete İsveç - Korona salgınına dair gelişmeleri değerlendiren Şebnem Korur Fincancı, “Akıl ve bilimden uzak bir süreç izlendi” ifadesini kullandı.

Yazıyor’dan Murat Çokan’a konuşan Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, pandemi sürecinin yarattığı ve yaratacağı zararların önlenebilmesi için oluşturulan Koronavirüs Bilim Kurulu’nun bilim dışı önerilerin destekçisi konumuna indirgendiğini söyledi.

Salgının başından itibaren, Koronavirüs Bilim Kurulu üzerinden,  olması gerekenleri ifade ettiklerini belirten Fincancı, sürecin şeffaf bir şekilde işletilmesinin önemli olduğunu aktardıklarını ifade etti.

Tam kapanma kararını da yorumlayan Fincancı, “Biz zaten hiç kapanma demedik. Biz tam tersine açık alanlara çıkın dedik. Siz açık alanda hareket edin dedik. Çünkü bu salgında ölüme götüren en önemli risk faktörlerinden birisi de obezite” şeklinde konuştu.

“YUVARLANMIŞ RAKAMLARLA BİLİMSEL ÇALIŞMA OLMAZ!”

Fincancı, Covid-19’un mutasyona uğramış yeni varyantlarına yönelik bilimsel çalışmaların eksik olduğunu ve yuvarlanmış rakamlarla bilimsel çalışmaların olamayacağının altını çizdi:

“Örneğin şu anda varyantlarla karşı karşıyayız. Aşının bu varyantlar üzerindeki etkileri konusunda bir bilimsel çalışmayı duyamadık. Hükümet tarafından yapılan bir açıklama var ve bu açıklama da kuşku uyandırıcı. Çünkü yuvarlanmış rakamlarla bilimsel çalışma olmaz. Somut verilerin paylaşılması gerekir. İngiltere varyantının aşı ile önlenebildiğine ilişkin açıklamanın da somut bir karşılığı bulunmamaktadır. Bu da bilimsel değildir. Burada önemli olan tüm bu çalışmaların, varyant tespitleri ile ilgili çalışmaların, özellikle de meslek örgütleriyle, sağlık meslek örgütleriyle paylaşılması, bilim ortamlarında tartışılması ve ona göre önlem alınmasını beklerdik. Karşılığı budur.”

“İNSANLARI YİTİRİYORUZ, NEDEN? SALGINLA MÜCADELE ETMEDİĞİMİZ İÇİN”

Toplumun tepkisini çeken kongreler ve cenaze törenlerinin yapılmaması için uyarıda bulunduklarını belirten Fincancı, “Lebalep kongrelerle karşımıza çıktılar. İnsanlar yas dahi tutamazken onlar yüzlerce, binlerce insanla cenaze törenleri yaptılar. Açık alanda dahi o kadar kalabalık koşullarda cenaze töreninin riskleri olacağı açıktır. Yarın öbür gün onun da sonuçlarını göreceğiz” dedi.

Vaka sayılarının 60 bini aşmasının ölüm sayısında da artışa neden olacağına dikkat çeken Fincancı, “Biz bu insanları yitiriyoruz. Neden? Salgınla mücadele edemediğimiz için. Kapalı ortamları kapatmayan, o kapalı ortamlarda insanların çalışmasını zorunlu kılanlar, aslında kölelik düzeni ile istedikleri kendilerine kar katmak istiyor. İnsanların yaşamı kimsenin umurunda değil” diye tepki gösterdi.

‘TOPLUMUN KENDİ HAKLARINI TALEP ETMESİ GEREKİYOR’

Fincancı, kapanmayı savunmadıklarını ve açık alanlarda hareket edilmesinin obezite ile mücadelede etkin bir yol olduğunu ifade ederek, iktidarın parkları ve sahilleri yasaklarken fabrikaları kapatmamasına ilişkin de şu ifadelerde bulundu:

“Biz zaten hiç kapanma demedik. Biz tam tersine açık alanlara çıkın dedik. Siz açık alanda hareket edin dedik. Çünkü bu salgında ölüme götüren en önemli risk faktörlerinden birisi de obezite. Obezitenin aşılmasının yolu düzenli harekettir. Ve dolayısıyla biz açık alanda hareket edilmesini önerirken onlar parkları, sahilleri kapattılar. Çünkü fabrikaları kapatamadılar. Çünkü fabrikaları kapatırlarsa karlarından olacaklarını düşündüler. Evet, aynen bunu totalitarizmin bir aracı olarak kullanıyor. Dünyadaki pek çok ülkeyle benzer şekilde tüm yurttaşlarını izleyen, onları sınırlayan, onları eve kapatan ve sessizleştiren bir düzen ile karşı karşıyayız. O nedenle de toplumun buna ses çıkarması gerekiyor. Toplumun kendi haklarını talep etmesi gerekiyor. Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz derken sadece hayatta kalma irademizden söz etmiyoruz. Biz dolu dolu her türlü birikimle birlikte bir yaşamı kuracağımız düzenden söz ediyoruz.”  

Öne çıkan haberler!