Ferhat Tunç ile 20 Soru 20 Cevap

20 Soru 20 Cevap köşemizin bu haftaki konuğu sanatçı Ferhat Tunç. 

Gazete İsveç - 20 Soru 20 Cevap köşemizde, her hafta aydın, gazeteci, siyasetçi ve sanatçılardan birini konuk alarak keyifli sorularımıza keyifli yanıtlar arayacağız.

Köşemizin bu haftaki konuğu sanatçı Ferhat Tunç'un 20 soruya verdiği 20 cevap şöyle;

20 soruyu yanıtlamadan önce, Gazete İsveç okurlarına ve bu vesileyle sesinizi duyacak olanlara ne söyleme istersiniz?

Gazete İsveç’i bu vesileyle tanımış olmak güzel. Yayın hayatınızın başarılı olmasını yürekten temenni ediyorum. Okurlarınızın şanslı olduğunu da söylemeliyim. İnternet yayıncılığının giderek arttığı ve önem kazandığı bir dönem yaşanıyor. Kolaycılığa kaçmadan tarafsız ve son derece objektif bir yayıncılık yapılıyor, bunu gördüm. Daha özgür ve insanca yaşanılır bir dünya için mücadele ediyoruz. Bu mücadelenin başarıya ulaşmasında sanatın olduğu kadar özgür basının da katkısı büyüktür. Gerçeğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz ve basının rolü de bununla paralel artıyor. Ülkemizde yaşananları hep birlikte aşacağımıza inanıyorum. Bu duygularla bir kez daha size başarılı bir yayın hayatı diliyorum.

Mutlaka okuyun dediğiniz üç kitap?

Rus Edebiyatı’ndan üç paha biçilmez kitap olacak bunlar.

ANA - Maksim Gorki, BABALAR VE OĞULLAR - İvan Turgenyev, SAVAŞ VE BARIŞ - Lev Tolstoy

Hangi ezgiyi sonsuza kadar dinleyebilirsiniz?

Var mı ki öyle bir ezgi? Sonsuza kadar dinleyebileceğim bir ezgi olacağını düşünemiyorum.

Hangi şehirde doğup büyümek isterdiniz?

Yeniden gerekseydi, doğup büyüdüğüm şehir yine Dersim olurdu.

Bütün insanlar ‘aynı yerde yaşayalım’ diye karar aldı. Hangi ülke olsun?

“Bütün insanları bir ülkeye sığdıramazsınız. Ayrıca bütün insanlar aynı yerde yaşamak zorunda değil. Herkes doğup büyüdüğü yerde özgür ve mutlu yaşasın” diyerek karşı çıkardım.

Hangi yazarla bir içki sofrasında saatlerce sohbet etmek isterdiniz?

Bunu birlikte çok yaptık ve yine olması için neler vermezdim ki... Bu hiç kuşkusuz Yaşar Kemal olurdu yine.

Hangi müzisyen sizin yazdığınız bir şarkıyı seslendirsin isterdiniz?

Yıllardır yazdığım şarkılarımı halkımla birlikte söyledim ve bu beni hep heyecanlandırmıştır. Sadece Zülfü Livaneli’yi bu yüzden hep kıskanmışımdır. Bu müzisyenin, sesine büyük bir hayranlık duyduğum Maria Farantouri olmasını isterdim.

Sizin yazdığınız bir senaryoda başrolü hangi oyuncu oynasın isterdiniz?

Hala yazılmamış olmasını büyük bir şaşkınlıkla karşılamıştı kendisi. Bu senaryo, Dersim 38 trajedisi olurdu ve o senaryoda Seyid Rıza’yı canlandıracak oyuncunun hiç kuşkusuz, saygıyla andığım Tuncel Kurtiz olmasını istemiştim.

Hangi oyuncuyla başrolü paylaşmak isterdiniz?

Sinemaya dair içimde bir istek ve arzu hep oldu. Bu daha çok Yılmaz Güney hayranlığımla başlayan bir duygu. Olsaydı, bu oyuncunun Yılmaz abi olmasını isterdim kuşkusuz.

En sevdiğiniz Ahmet Kaya şarkısı?

Yusuf Hayaloğlu’nun sözlerini yazdığı ve sanki kendim bestelemişim duygusuyla hissederek okuduğum “Bahtiyar” derim. 

Hangi liderin özür dilemesini gözlerinin içine bakarak dinlemek isterdiniz?

Katillerin hiçbir özrü, yaşattıkları acıların merhemi olamaz. O katillerin özrünü duymak bir yana, gözlerinin içine bakmaya tahammül edemeyecek kadar yaralıdır yüreğim. Bu bireysel yanıtım tabii. Politik olarak ise toplumlara zulmeden, evrensel değerleri tanımayan her lidere özür diletmeliyiz, diyebilirim.

Hangi filmin kamera arkasında çalışmış olmayı isterdiniz?

Fatoş Güney’in “Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun” kitabını okurken YOL filmini bir kez daha yaşadım adeta. Evet, YOL filmi olsun isterdim.

Hayatınızı sabitleme imkânı olsaydı, hangi yılda sabitlerdiniz?

Çocukluğumun geçtiği Dersim’de hep mutluydum. Özellikle bir değil, birkaç yıl olurdu sanırım.

Hangi mevsimde en çok kendiniz olursunuz?

Bahar, ruhumu umutla ve heyecanla eşitlemiştir her zaman. Baharla birlikte umudumun göğünde bulurum kendimi. Bahar beni, tabiatın ve yeniden doğuşun güzellikleriyle tamamlayan bir mevsimdir.

Bir kelime ile kendinizi ifade etseydiniz ne derdiniz?

Direnmek.

Yusuf Hayaloğlu denilince aklınıza gelen ilk dize?

“Göğsüm daralıyor, yüreğim yanıyor. Olmasaydı sonumuz böyle”

En unutulmaz konseriniz?

40 yıllık sanat hayatım birçok unutulmaz konserle dolu aslında. Ancak 1. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında ilk kez Dersim’de verdiğim o konseri unutmam imkânsız.

Hangi sloganı atarken kendinizden geçersiniz?

“Hangi slogan en çok içinize siniyor” diye sorarsanız eğer, eskiden olsaydı bu soruya verilecek yanıtım daha kolay olurdu. Ancak bugün için “Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz” derim.

Beyaz bir duvarı hangi renge boyamak isterdiniz?

Tüm renklerin eşit olduğu bir dünyanın güzelliği olsun diye beyazın da olduğu gökkuşağının renklerine boyamak isterdim.

Aşkın bir kelime ile tarifi?

Birbirini fikren ve duygusal olarak düşüren değil yücelten; özgür ve eşit, medeni, gerçek yerlerden anlamayı kalıcı kılmayı başarmak...

Seslendirdiğiniz şarkıların tümünde en sevdiğiniz bölüm?

Tümünde aynı bölümü sevmek gibi bir tekliği düşünemiyorum. Her şarkıda mutlaka sevdiğim farklı bölümler vardır. Bu bazen nakarat olur, bazen bir enstrümanın yarattığı etki veya sesimin yankısıdır diyelim.